<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Polatlı Forum - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.polatlim.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Polatlı Forum - http://www.polatlim.com/forum]]></description>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 20:45:08 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Nisa suresi 125. ayeti nasıl anlamalıyız?]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7743</link>
			<pubDate>Fri, 18 May 2012 20:50:12 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7743</guid>
			<description><![CDATA[Kur&#8217;an ayetlerinin bizlere neler anlattığını, doğru anlamak istiyorsak, Kur&#8217;an ın diğer ayetlerinden mutlaka faydalanmalıyız, istifade etmeliyiz. Çünkü Kur&#8217;an kendisini anlatan, açıklayan, eşi benzeri olmayan, bir rehberdir. Ayetleri gereği gibi anlamak için, yine Kur&#8217;an a danışmalıyız. Bunu bizlere hatırlatmak içinde Allah, biz her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız der bizlere.<br />
<br />
Bugün sizleri, Nisa suresi 125. ayet üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayeti yazalım.<br />
<br />
<br />
Nisa 125: İyilik yaparak kendisini Allah'a teslim eden ve İbrahim'in dinine dosdoğru olarak tâbi olan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim'i dost(HALİL) edinmişti.<br />
<br />
<br />
Yukarıdaki ayette Rabbim bizlere, iyilik yaparak kendisini Allah a teslim eden ve İbrahim dinine tabi olanların, kurtuluşa ereceğinden bahsediliyor. Ayetin en son kısmında ise, Allah İbrahim peygamberimize layık gördüğü, HALİL sıfatıyla bizlere ne anlatmak istiyor, burası çok önemli. Ayetin orijinal Arapçasında, dost diye çevrilmiş kelime HALİL olarak geçer.<br />
<br />
Şimdide aşağıdaki ayete bakalım.<br />
<br />
<br />
Ali imran 68: Doğrusu onların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar, şu Peygamber ve iman edenlerdir. Allah da müminlerin dostudur(Velisidir).<br />
<br />
<br />
Yukarıdaki ayetin son cümlesinde de, Allah müminlerin dostudur diye çevrilmiş. Fakat orijinaline baktığımızda Veli olarak geçer. Yani bu durumda Nisa suresi 125. ayette geçen Allah İbrahim i dost edinmişti cümlesindeki HALİL kelimesi ile Ali imran 68. ayette geçen VELİ sözcüğü aynı anlamda çevrilmiş. Bu durumda aynı anlamı verdiğini söylememiz doğru olmaz. Burada geçen Halil sözcüğünün, bir farklı anlamı olmalı değil mi sizce de?<br />
<br />
<br />
Allah müminlerin dostudur yani velisidir, bunda hiç şüphe yok. Bakın Allah Maide suresi 55. ayetinde ne diyordu.<br />
<br />
(Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Resulüdür, iman edenlerdir; onlar ki Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı verirler.)<br />
<br />
<br />
Demek ki İbrahim peygamberimize uyanlar, ona yakın olanlar Allah dostu olarak kabul ediliyor. Bakın anlamı çok daha farklı, ama burada kullanılan orijinal kelime VELİ.<br />
<br />
<br />
Nisa 125. ayette de aslında, Ali imran 68. ayette olduğu gibi, kendisini Allah a teslim eden, İbrahim dinine teslim olanlardan bahsediyor. Buradan da anlaşılıyor ki, İbrahim in dinine tabi olanların, hepsini Allah dostu yani onların velisi Allah olduğu anlatılıyor. <br />
<br />
<br />
Peki, Nisa 125. ayetin en son cümlesinde geçen ve orijinalinde HALİL olarak belirtilen kelime ne anlama geliyor. Eğer buradaki kelimede, daha önce belirttiğimiz DOST anlamındaysa, diğer ayetlerde geçen VELİ kelimesini de neden dost anlamında kullanıyorlar, çeviriyorlar? Burada farklı bir anlamda olduğu çok açık.<br />
<br />
Halil kelimesinin sözlük anlamına önce bakalım ki, bu kelimeyle ne anlatılmak istendiğini, Kur&#8217;an dan daha iyi kavrayabilelim. <br />
<br />
<br />
Sadık, samimi, dost.<br />
<br />
<br />
Yukarıda yazdığım anlamlara geldiğini görüyoruz. Demek ki Nisa 125. ayette kullanılan manasıyla, Ali İmran 68. ayette kullanılan dost, çok farklı anlamlara geldiği anlaşılıyor.<br />
<br />
<br />
Nisa suresi 125. ayette, Allah İbrahim peygamberimize çok özel bir lütufta bulunarak, onu onurlandırmak adına, onun kendisine SADIK, imanında SAMİMİ bir kul olduğu, böylece gerçek bir Allah dostu olduğu anlatılıyor. Allah Onu sevgisiyle yüceltiyor. Zaten Allah iman edenlerin, ben dostuyum velisiyim demiyor muydu?  <br />
<br />
<br />
Bu konuyu Kur&#8217;an ayetlerinden anlamaya devam edelim. Bakın aşağıdaki ayetler, Nisa suresi 125. ayette geçen, İbrahim peygamberimize atfen söylenen, Halil kelimesinin anlamını nasıl açıklıyor ve bu kelimenin anlamının tam karşılığı, neler olduğu tek tek nasıl anlatılıyor. Böylece İbrahim peygamberimizin, çok özel vasıflarını tek bir kelimede nasıl toplanıyor, onu daha açık anlayacağız.<br />
<br />
<br />
 Nahl 120: İbrahim, gerçekten Hakk'a yönelen, Allah'a itaat eden bir önder idi; Allah'a ortak koşanlardan değildi.<br />
<br />
<br />
Hud 75: Doğrusu İbrahim, yumuşak huylu, duygulu ve gönülden (Allah'a) yönelen biriydi.<br />
<br />
<br />
Meryem 41: Kur'ân'da İbrahim'i an. Şüphesiz ki o, sıddık (özü, sözü doğru) bir peygamberdi.<br />
<br />
<br />
Yukarıdaki ayetler, sanırım İbrahim peygamberimizin özelliklerini açıklıyor ve Allah&#8217;ta özellikle Halil sözcüğüyle, onun özelliğini, niteliklerini, vasıflarını anlatıyor bizlere. Allah a itaat eden yani sadık, yumuşak huylu, duygulu, gönülden yani samimi, özü sözü doğru bir insan olduğunu, bunun içinde Allah dostlarının başında geldiği anlatılıyor. Aşağıdaki ayette bu fikri bakın nasıl destekliyor.<br />
<br />
<br />
<br />
Bakara 130: İbrahim'in milletinden, kendine kıyan beyinsizden başka kim yüz çevirir? Biz onu dünyada seçkin birisi yaptık, hiç şüphesiz o, ahrette de iyilerden biridir.<br />
<br />
<br />
Allah elçisine, Halil sözcüğüyle lütufta bulunarak, bu Dünyada iyilerden, seçkin insanlardan yaptığı gibi, ahrette de iyilerden, seçkin insanlardan olacağını söylüyor. Kur&#8217;an ı bilerek, anlayarak, düşünerek okuyan, Allah ın ahi rette kimlerin yüzlerinin gülen,  Rabbin halis, seçkin ve iyi kullarından olacağını anlayacaktır.<br />
<br />
<br />
Örneğin Bakara suresi 257. ayette, Allah inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır der. Bu anlamı Veli sözcüğünden, dost olarak çevirirler. Yine Ankebut 22. ayette, sizin Allah&#8217;tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır diye geçer, ama yine Veli sözcüğü kullanılır. Enam suresi 14. ayette de, yine Veli sözcüğü kullanılarak, Allah'tan başka dost mu tutayım diye zikredilir. Yine Tevbe suresi 116. ayetinde VELİ sözcüğünü kullanarak, Sizin için Allah&#8217;tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır diye ayetinde bizleri uyarır. Tüm bu ayetlerden de anlaşılacağı gibi, Veli ve Halil kelimelerine verilen anlam ve mana birbirinden çok daha farklı olduğu anlaşılıyor.<br />
<br />
<br />
Tüm bu ayetlerden sonra, Nisa suresi 125. ayette, Allah İbrahim i dost edinmişti şekliyle çevrilen ayetten ne anlamamız gerektiği, sanırım daha iyi anlaşılmıştır. İbrahim peygamberimiz, Allah ın sadık, samimi, içten, vicdanlı, özü sözü bir kuluydu. Onun yeri Rahman katında çok özel ve müstesnaydı. <br />
<br />
<br />
Tüm bu bilgilerden sonra, İbrahim peygamberimizi Yaratanla, onun yüceliği ile bağdaşmayan beşeri anlamda dost, arkadaş yakıştırması yapmak büyük yanlış olur düşüncesindeyim. Hz. İbrahim Allah ın sevgili, sadık, seçkin bir kuluydu. Allah dostuydu, dikkat ediniz bu tabir Kur&#8217;an da, gerçek anlamda tüm iman edenler için geçer. Allah ben Müminlerin dostuyum diyorsa, İbrahim peygamberimizin de bu dostlar içinde, çok özel müstesna bir yeri olduğu açıktır.<br />
<br />
<br />
Allah tek bir ilahtır, onun ne eşi vardır nede evlat edinmiştir. O yalnızlık çekmez, uyumaz, uyuklamaz, yalnız ondan yardım istenir, yalnız ona ibadet edilir. Rabbin bu vasıflarını göz önünde bulundurduğumuzda, elbette yarattığı kullarından bizim beşeri anlayışımızda dost, arkadaşta edinmez. Bu bilinçle Nisa suresi 125. ayeti anlamaya çalışırsak, sanırım ayeti daha doğru anlamış oluruz.<br />
<br />
<br />
Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kur&#8217;an ayetlerinin bizlere neler anlattığını, doğru anlamak istiyorsak, Kur&#8217;an ın diğer ayetlerinden mutlaka faydalanmalıyız, istifade etmeliyiz. Çünkü Kur&#8217;an kendisini anlatan, açıklayan, eşi benzeri olmayan, bir rehberdir. Ayetleri gereği gibi anlamak için, yine Kur&#8217;an a danışmalıyız. Bunu bizlere hatırlatmak içinde Allah, biz her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız der bizlere.<br />
<br />
Bugün sizleri, Nisa suresi 125. ayet üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayeti yazalım.<br />
<br />
<br />
Nisa 125: İyilik yaparak kendisini Allah'a teslim eden ve İbrahim'in dinine dosdoğru olarak tâbi olan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim'i dost(HALİL) edinmişti.<br />
<br />
<br />
Yukarıdaki ayette Rabbim bizlere, iyilik yaparak kendisini Allah a teslim eden ve İbrahim dinine tabi olanların, kurtuluşa ereceğinden bahsediliyor. Ayetin en son kısmında ise, Allah İbrahim peygamberimize layık gördüğü, HALİL sıfatıyla bizlere ne anlatmak istiyor, burası çok önemli. Ayetin orijinal Arapçasında, dost diye çevrilmiş kelime HALİL olarak geçer.<br />
<br />
Şimdide aşağıdaki ayete bakalım.<br />
<br />
<br />
Ali imran 68: Doğrusu onların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar, şu Peygamber ve iman edenlerdir. Allah da müminlerin dostudur(Velisidir).<br />
<br />
<br />
Yukarıdaki ayetin son cümlesinde de, Allah müminlerin dostudur diye çevrilmiş. Fakat orijinaline baktığımızda Veli olarak geçer. Yani bu durumda Nisa suresi 125. ayette geçen Allah İbrahim i dost edinmişti cümlesindeki HALİL kelimesi ile Ali imran 68. ayette geçen VELİ sözcüğü aynı anlamda çevrilmiş. Bu durumda aynı anlamı verdiğini söylememiz doğru olmaz. Burada geçen Halil sözcüğünün, bir farklı anlamı olmalı değil mi sizce de?<br />
<br />
<br />
Allah müminlerin dostudur yani velisidir, bunda hiç şüphe yok. Bakın Allah Maide suresi 55. ayetinde ne diyordu.<br />
<br />
(Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Resulüdür, iman edenlerdir; onlar ki Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı verirler.)<br />
<br />
<br />
Demek ki İbrahim peygamberimize uyanlar, ona yakın olanlar Allah dostu olarak kabul ediliyor. Bakın anlamı çok daha farklı, ama burada kullanılan orijinal kelime VELİ.<br />
<br />
<br />
Nisa 125. ayette de aslında, Ali imran 68. ayette olduğu gibi, kendisini Allah a teslim eden, İbrahim dinine teslim olanlardan bahsediyor. Buradan da anlaşılıyor ki, İbrahim in dinine tabi olanların, hepsini Allah dostu yani onların velisi Allah olduğu anlatılıyor. <br />
<br />
<br />
Peki, Nisa 125. ayetin en son cümlesinde geçen ve orijinalinde HALİL olarak belirtilen kelime ne anlama geliyor. Eğer buradaki kelimede, daha önce belirttiğimiz DOST anlamındaysa, diğer ayetlerde geçen VELİ kelimesini de neden dost anlamında kullanıyorlar, çeviriyorlar? Burada farklı bir anlamda olduğu çok açık.<br />
<br />
Halil kelimesinin sözlük anlamına önce bakalım ki, bu kelimeyle ne anlatılmak istendiğini, Kur&#8217;an dan daha iyi kavrayabilelim. <br />
<br />
<br />
Sadık, samimi, dost.<br />
<br />
<br />
Yukarıda yazdığım anlamlara geldiğini görüyoruz. Demek ki Nisa 125. ayette kullanılan manasıyla, Ali İmran 68. ayette kullanılan dost, çok farklı anlamlara geldiği anlaşılıyor.<br />
<br />
<br />
Nisa suresi 125. ayette, Allah İbrahim peygamberimize çok özel bir lütufta bulunarak, onu onurlandırmak adına, onun kendisine SADIK, imanında SAMİMİ bir kul olduğu, böylece gerçek bir Allah dostu olduğu anlatılıyor. Allah Onu sevgisiyle yüceltiyor. Zaten Allah iman edenlerin, ben dostuyum velisiyim demiyor muydu?  <br />
<br />
<br />
Bu konuyu Kur&#8217;an ayetlerinden anlamaya devam edelim. Bakın aşağıdaki ayetler, Nisa suresi 125. ayette geçen, İbrahim peygamberimize atfen söylenen, Halil kelimesinin anlamını nasıl açıklıyor ve bu kelimenin anlamının tam karşılığı, neler olduğu tek tek nasıl anlatılıyor. Böylece İbrahim peygamberimizin, çok özel vasıflarını tek bir kelimede nasıl toplanıyor, onu daha açık anlayacağız.<br />
<br />
<br />
 Nahl 120: İbrahim, gerçekten Hakk'a yönelen, Allah'a itaat eden bir önder idi; Allah'a ortak koşanlardan değildi.<br />
<br />
<br />
Hud 75: Doğrusu İbrahim, yumuşak huylu, duygulu ve gönülden (Allah'a) yönelen biriydi.<br />
<br />
<br />
Meryem 41: Kur'ân'da İbrahim'i an. Şüphesiz ki o, sıddık (özü, sözü doğru) bir peygamberdi.<br />
<br />
<br />
Yukarıdaki ayetler, sanırım İbrahim peygamberimizin özelliklerini açıklıyor ve Allah&#8217;ta özellikle Halil sözcüğüyle, onun özelliğini, niteliklerini, vasıflarını anlatıyor bizlere. Allah a itaat eden yani sadık, yumuşak huylu, duygulu, gönülden yani samimi, özü sözü doğru bir insan olduğunu, bunun içinde Allah dostlarının başında geldiği anlatılıyor. Aşağıdaki ayette bu fikri bakın nasıl destekliyor.<br />
<br />
<br />
<br />
Bakara 130: İbrahim'in milletinden, kendine kıyan beyinsizden başka kim yüz çevirir? Biz onu dünyada seçkin birisi yaptık, hiç şüphesiz o, ahrette de iyilerden biridir.<br />
<br />
<br />
Allah elçisine, Halil sözcüğüyle lütufta bulunarak, bu Dünyada iyilerden, seçkin insanlardan yaptığı gibi, ahrette de iyilerden, seçkin insanlardan olacağını söylüyor. Kur&#8217;an ı bilerek, anlayarak, düşünerek okuyan, Allah ın ahi rette kimlerin yüzlerinin gülen,  Rabbin halis, seçkin ve iyi kullarından olacağını anlayacaktır.<br />
<br />
<br />
Örneğin Bakara suresi 257. ayette, Allah inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır der. Bu anlamı Veli sözcüğünden, dost olarak çevirirler. Yine Ankebut 22. ayette, sizin Allah&#8217;tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır diye geçer, ama yine Veli sözcüğü kullanılır. Enam suresi 14. ayette de, yine Veli sözcüğü kullanılarak, Allah'tan başka dost mu tutayım diye zikredilir. Yine Tevbe suresi 116. ayetinde VELİ sözcüğünü kullanarak, Sizin için Allah&#8217;tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır diye ayetinde bizleri uyarır. Tüm bu ayetlerden de anlaşılacağı gibi, Veli ve Halil kelimelerine verilen anlam ve mana birbirinden çok daha farklı olduğu anlaşılıyor.<br />
<br />
<br />
Tüm bu ayetlerden sonra, Nisa suresi 125. ayette, Allah İbrahim i dost edinmişti şekliyle çevrilen ayetten ne anlamamız gerektiği, sanırım daha iyi anlaşılmıştır. İbrahim peygamberimiz, Allah ın sadık, samimi, içten, vicdanlı, özü sözü bir kuluydu. Onun yeri Rahman katında çok özel ve müstesnaydı. <br />
<br />
<br />
Tüm bu bilgilerden sonra, İbrahim peygamberimizi Yaratanla, onun yüceliği ile bağdaşmayan beşeri anlamda dost, arkadaş yakıştırması yapmak büyük yanlış olur düşüncesindeyim. Hz. İbrahim Allah ın sevgili, sadık, seçkin bir kuluydu. Allah dostuydu, dikkat ediniz bu tabir Kur&#8217;an da, gerçek anlamda tüm iman edenler için geçer. Allah ben Müminlerin dostuyum diyorsa, İbrahim peygamberimizin de bu dostlar içinde, çok özel müstesna bir yeri olduğu açıktır.<br />
<br />
<br />
Allah tek bir ilahtır, onun ne eşi vardır nede evlat edinmiştir. O yalnızlık çekmez, uyumaz, uyuklamaz, yalnız ondan yardım istenir, yalnız ona ibadet edilir. Rabbin bu vasıflarını göz önünde bulundurduğumuzda, elbette yarattığı kullarından bizim beşeri anlayışımızda dost, arkadaşta edinmez. Bu bilinçle Nisa suresi 125. ayeti anlamaya çalışırsak, sanırım ayeti daha doğru anlamış oluruz.<br />
<br />
<br />
Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Polatlı Tarihinin En Büyük Parkı Buraya Yapılacak]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7742</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 21:35:39 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7742</guid>
			<description><![CDATA[Polatlı Belediye Meclisi geçtiğimiz hafta önemli bir karar aldı. Şehitlik Kaşı’nda 18 bin metrekarelik alana yapılması kararlaştıran park kompleksi için Başkan Yakup Çelik’e yetki verildi. Yap işlek devret modeliyle yapılacak olan parkın 2013 yılında bitirilmesi hedefleniyor.<br />
Şehitlik Kaşı’nda, Hacettepe Üniversitesi alt kısmında kalan tepelik alana Polatlı’nın en büyük park alanı, yani rekreasyon alanı yapılacak. Bunun için Belediye Meclisi, Başkan Yakup Çelik’e oy birliğiyle yetki verdi. Yap işlet devret modeliyle yapılacak olan park Polatlı’nın en büyük parkı olma özelliğine sahip.<br />
PARKTA NELER VAR..<br />
Rekreasyon alanı olarak düzenlenecek bölgenin toplam alan miktarı 18 bin metrekare. Piknik alanları, görsel su unsurları, sportif alanlar, yürüyüş parkurları, dinlenme alanlarından oluşacak parkın bitişiğinde ise tarihi bir cami yer alacak. Cami, klasik ve sıradan bir cami değil bu kez. Osmanlı tarihinin ibadet mekanlarına yönelik mimari anlayışın en önemli özelliklerinden birisi olan namazgah da cami ile bütünlük oluşturacak. Cami alanı ise 10 dekardan oluşuyor. Böylece Şehitlik Kaşı’nda toplamda 28 dekar, yani 28 bin metrekarelik bir alanda park kompleksi yapılmış olacak. Cami yönetimi Selçuklu mimarisine yönelik farklı bir yapı tasarlıyor. Namazgah caminin güney kısmına, Polatlı kısmına inşa edilecek. Yaz aylarında, Ramazan aylarında açık havada teravih namazının edası mümkün olacak. Aileler, iftar sofralarını burada kurabilecekler ve ibadetlerini yapabilecekler. Çocukları ise oyun alanlarında oynayabilecekler.<br />
2013’TE BİTİRİLECEK<br />
Yeni rekreasyon alanı ile ilgili olarak meclise bilgi veren Belediye Başkanı Yakup Çelik, böylesine geniş ve kapsamlı bir kompleks yapıyı 2013 yılında bitirmeyi hedeflediklerini söyledi. Yap işlet devret modeliyle yapılacak olan parkın tamamlanmasıyla Polatlı’nın en güzel bölgelerinden birisinin toplumun ortak ilgi alanı olacağını kaydetti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Polatlı Belediye Meclisi geçtiğimiz hafta önemli bir karar aldı. Şehitlik Kaşı’nda 18 bin metrekarelik alana yapılması kararlaştıran park kompleksi için Başkan Yakup Çelik’e yetki verildi. Yap işlek devret modeliyle yapılacak olan parkın 2013 yılında bitirilmesi hedefleniyor.<br />
Şehitlik Kaşı’nda, Hacettepe Üniversitesi alt kısmında kalan tepelik alana Polatlı’nın en büyük park alanı, yani rekreasyon alanı yapılacak. Bunun için Belediye Meclisi, Başkan Yakup Çelik’e oy birliğiyle yetki verdi. Yap işlet devret modeliyle yapılacak olan park Polatlı’nın en büyük parkı olma özelliğine sahip.<br />
PARKTA NELER VAR..<br />
Rekreasyon alanı olarak düzenlenecek bölgenin toplam alan miktarı 18 bin metrekare. Piknik alanları, görsel su unsurları, sportif alanlar, yürüyüş parkurları, dinlenme alanlarından oluşacak parkın bitişiğinde ise tarihi bir cami yer alacak. Cami, klasik ve sıradan bir cami değil bu kez. Osmanlı tarihinin ibadet mekanlarına yönelik mimari anlayışın en önemli özelliklerinden birisi olan namazgah da cami ile bütünlük oluşturacak. Cami alanı ise 10 dekardan oluşuyor. Böylece Şehitlik Kaşı’nda toplamda 28 dekar, yani 28 bin metrekarelik bir alanda park kompleksi yapılmış olacak. Cami yönetimi Selçuklu mimarisine yönelik farklı bir yapı tasarlıyor. Namazgah caminin güney kısmına, Polatlı kısmına inşa edilecek. Yaz aylarında, Ramazan aylarında açık havada teravih namazının edası mümkün olacak. Aileler, iftar sofralarını burada kurabilecekler ve ibadetlerini yapabilecekler. Çocukları ise oyun alanlarında oynayabilecekler.<br />
2013’TE BİTİRİLECEK<br />
Yeni rekreasyon alanı ile ilgili olarak meclise bilgi veren Belediye Başkanı Yakup Çelik, böylesine geniş ve kapsamlı bir kompleks yapıyı 2013 yılında bitirmeyi hedeflediklerini söyledi. Yap işlet devret modeliyle yapılacak olan parkın tamamlanmasıyla Polatlı’nın en güzel bölgelerinden birisinin toplumun ortak ilgi alanı olacağını kaydetti.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Prof. Dr. Ömer Özkan Hasret Giderdi]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7741</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 21:33:26 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7741</guid>
			<description><![CDATA[Türkiye’nin ilk yüz naklini yapan Prof. Dr. Ömer Özkan, Türkiye’de organ nakli için gerekli olan altyapının genişletilmesi gerektiğini söyledi. Özkan, organ nakli yaptıkları hastaları titizlikle takip ettiklerini belirtti. Prof. Dr. Ömer Özkan memleketi olan Haymana’ya geldi ve ailesiyle hasret giderdi. Haymana’nın önde gelen esnaflarından olan babası Mustafa Özkan’ı muayene için Polatlı Özal Can Hastanesi’ne getiren Ömer Özkan, arkadaşı Opr. Dr. Ali İhsan Yaşar’la görüştü. Can Hastanesi doktor ve personeli tarafından oldukça sıcak karşılanan Özkan, burada meslektaşlarıyla bir süre sohbet etti. Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, memleketi Ankara’nın Haymana ilçesinde ailesini ziyarete geldi. Yüz nakli başta olmak üzere organ nakilleri sürecinin yorucu olduğunu söyleyen Özkan, “sadece yüz nakli değil tabi. Ameliyatların takip süreci oldukça yorucu geçiyor. Biraz dinlenmek ve hasret gidermek için memleketime geldim, akrabalarımı ve arkadaşlarımı ziyarete geldim” dedi. Prof. Özkan, arkadaşı Polatlı Özel Can Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Ali İhsan Yaşar’ı ziyareti sırasında organ nakli ile ilgili son çalışmaları hakkında bilgiler verdi.<br />
KANUN VAR ALTYAPI GENİŞLEMELİ<br />
Prof. Dr. Ömer Özkan, organ nakilleri için gerekli olan yasal zeminin sağlandığını vurguladı. Bu nedenle Türkiye’de organ nakli altyapısının genişletilmesi gerektiğini söyleyen Özkan, “nakiller için daha geniş çerçeveli düşünmek gerekiyor. Diğer meslektaşlarımız için de organizeli bir şekilde bu işin altyapısı genişlemeli. Kanuni altyapı var zaten” dedi.<br />
NAKİL SONRASI TAKİP MEDYADAN UZAK OLMALI<br />
Prof. Dr. Ömer Özkan, yüz naklini yaptıkları sırada medya aracılığıyla Türk halkını bilgilendirdiklerini hatırlattı. Bu durumun aynı zamanda yorucu geçtiğini vurgulayan Özkan, bundan sonra organ nakli yaptıkları hastaların takibini medyadan uzak doğal bir süreçte gerçekleştireceklerini açıkladı. Özkan, “biliyorsunuz hastalarımızdan birisini kaybettik, bu bizi çok üzdü. Nakil yapılan öteki hastalarımız var bunların takibi yapılıyor. Dolayısıyla başarılı bir şekilde sonuçlanmasını ümit ediyoruz. Rahim nakli ile ilgili de bilimsel kongrelerde sunum yapıyoruz ve tartışıyoruz” diye konuştu.<br />
<br />
polatlıpostası]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin ilk yüz naklini yapan Prof. Dr. Ömer Özkan, Türkiye’de organ nakli için gerekli olan altyapının genişletilmesi gerektiğini söyledi. Özkan, organ nakli yaptıkları hastaları titizlikle takip ettiklerini belirtti. Prof. Dr. Ömer Özkan memleketi olan Haymana’ya geldi ve ailesiyle hasret giderdi. Haymana’nın önde gelen esnaflarından olan babası Mustafa Özkan’ı muayene için Polatlı Özal Can Hastanesi’ne getiren Ömer Özkan, arkadaşı Opr. Dr. Ali İhsan Yaşar’la görüştü. Can Hastanesi doktor ve personeli tarafından oldukça sıcak karşılanan Özkan, burada meslektaşlarıyla bir süre sohbet etti. Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, memleketi Ankara’nın Haymana ilçesinde ailesini ziyarete geldi. Yüz nakli başta olmak üzere organ nakilleri sürecinin yorucu olduğunu söyleyen Özkan, “sadece yüz nakli değil tabi. Ameliyatların takip süreci oldukça yorucu geçiyor. Biraz dinlenmek ve hasret gidermek için memleketime geldim, akrabalarımı ve arkadaşlarımı ziyarete geldim” dedi. Prof. Özkan, arkadaşı Polatlı Özel Can Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Ali İhsan Yaşar’ı ziyareti sırasında organ nakli ile ilgili son çalışmaları hakkında bilgiler verdi.<br />
KANUN VAR ALTYAPI GENİŞLEMELİ<br />
Prof. Dr. Ömer Özkan, organ nakilleri için gerekli olan yasal zeminin sağlandığını vurguladı. Bu nedenle Türkiye’de organ nakli altyapısının genişletilmesi gerektiğini söyleyen Özkan, “nakiller için daha geniş çerçeveli düşünmek gerekiyor. Diğer meslektaşlarımız için de organizeli bir şekilde bu işin altyapısı genişlemeli. Kanuni altyapı var zaten” dedi.<br />
NAKİL SONRASI TAKİP MEDYADAN UZAK OLMALI<br />
Prof. Dr. Ömer Özkan, yüz naklini yaptıkları sırada medya aracılığıyla Türk halkını bilgilendirdiklerini hatırlattı. Bu durumun aynı zamanda yorucu geçtiğini vurgulayan Özkan, bundan sonra organ nakli yaptıkları hastaların takibini medyadan uzak doğal bir süreçte gerçekleştireceklerini açıkladı. Özkan, “biliyorsunuz hastalarımızdan birisini kaybettik, bu bizi çok üzdü. Nakil yapılan öteki hastalarımız var bunların takibi yapılıyor. Dolayısıyla başarılı bir şekilde sonuçlanmasını ümit ediyoruz. Rahim nakli ile ilgili de bilimsel kongrelerde sunum yapıyoruz ve tartışıyoruz” diye konuştu.<br />
<br />
polatlıpostası]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Öğrenciye 29 Yaşına Kadar Askerlik Yok]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7740</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 19:23:38 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7740</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
TBMM Milli Savunma Komisyonu, Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nı kabul etti.<br />
<br />
Tasarıya göre, her yıl 1 Ocak-30 Haziran tarihleri arasında yapılan yoklama ile 1 Temmuz-31 Ekim tarihleri arasında yapılan son yoklama uygulamasına son verilecek.<br />
<br />
Lise veya dengi okullar ile fakülte ve yüksekokullarda öğrenim görenlerin askerlikleri 29 yaşını geçmemek üzere mezun oluncaya veya ilişikleri kesilinceye kadar ertelenecek.<br />
<br />
Askerlik meclisleri günün gelişen koşullarında etkinliğini yitirdiğinden kaldırılacak. Askeralma işlemleri Milli Savunma Bakanlığı'nca yürütülecek.<br />
<br />
AA<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
TBMM Milli Savunma Komisyonu, Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nı kabul etti.<br />
<br />
Tasarıya göre, her yıl 1 Ocak-30 Haziran tarihleri arasında yapılan yoklama ile 1 Temmuz-31 Ekim tarihleri arasında yapılan son yoklama uygulamasına son verilecek.<br />
<br />
Lise veya dengi okullar ile fakülte ve yüksekokullarda öğrenim görenlerin askerlikleri 29 yaşını geçmemek üzere mezun oluncaya veya ilişikleri kesilinceye kadar ertelenecek.<br />
<br />
Askerlik meclisleri günün gelişen koşullarında etkinliğini yitirdiğinden kaldırılacak. Askeralma işlemleri Milli Savunma Bakanlığı'nca yürütülecek.<br />
<br />
AA<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Polatlı'da Kaçak Sigara Operasyonu]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7738</link>
			<pubDate>Sat, 12 May 2012 23:26:41 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7738</guid>
			<description><![CDATA[Polatlı'da gerçekleştirilen operasyonda 3 bin 730 paket kaçak sigara ele geçirildi.<br />
<br />
Alınan bilgiye göre, jandarma ekipleri tarafından E-90 Karayolunun Üçpınar Kavşağı'nda düzenlenen operasyonda, bir yolcu otobüsü durdurularak arama yapıldı.<br />
<br />
Narkotik köpeğinin de katıldığı aramada, Yunus N'ye ait olduğu belirlenen koliler içinde 3 bin 730 paket kaçak sigara ele geçirildi.<br />
<br />
Yunus N'nin gözaltına alındığı bildirildi.<br />
<br />
haberler.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Polatlı'da gerçekleştirilen operasyonda 3 bin 730 paket kaçak sigara ele geçirildi.<br />
<br />
Alınan bilgiye göre, jandarma ekipleri tarafından E-90 Karayolunun Üçpınar Kavşağı'nda düzenlenen operasyonda, bir yolcu otobüsü durdurularak arama yapıldı.<br />
<br />
Narkotik köpeğinin de katıldığı aramada, Yunus N'ye ait olduğu belirlenen koliler içinde 3 bin 730 paket kaçak sigara ele geçirildi.<br />
<br />
Yunus N'nin gözaltına alındığı bildirildi.<br />
<br />
haberler.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şişecam fabrikası inşaatına başlanılıyor...]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7737</link>
			<pubDate>Sat, 12 May 2012 23:24:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7737</guid>
			<description><![CDATA[Polatlı Organize Sanayi Bölgesi’nde düz cam üretim fabrikası kuracak olan Şişecam, anahtar teslimi fabrika binasının yapım işi konusunda önemli mesafeler aldı. Bu çerçevede fabrika inşaatına bu ay sonunda başlanılması düşünülüyor. Şişecam fabrikasının Polatlı’da kuracağı düz cam üretim fabrikasının anahtar teslimi yapılacağı öğrenildi.<br />
YANA SANAYİ GELİŞECEK<br />
Şişecam yetkilileri, üretimin en kısa sürede başlaması için olağanüstü bir çaba içinde olduklarını söylediler. Üretimin başlaması ile birlikte Polatlı’da oluşacak yan sanayi sektörünün en az fabrika kadar ekonomiye ve üretime katkısı olacağını vurguladılar. Şişecam’ın son durumu ile ilgili genel bilgiler Polatlı Ticaret Odası Meclis toplantısında da gündeme geldi. Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Sevinçel, şişecam yetkilileri ile sürekli görüştüklerini ve fabrikanın bu ay sonunda yapımına başlanılacağını vurguladı. Sevinçel, Polatlı OSB’nin sanayileşme sürecinde önemli bir noktaya geldiğini, yatırımcılar açısından herhangi bir sıkıntının bulunmadığını kaydetti. Doğalgaz ile ilgili olarak yargı sürecinin devam ettiğini söyleyen Sevinçel, “gelişmeler leyhimizde gövrünüyor” diyerek yakın gelecekte bölgeye doğalgaz verileceğini kaydetti.<br />
<br />
polatlıpostası]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Polatlı Organize Sanayi Bölgesi’nde düz cam üretim fabrikası kuracak olan Şişecam, anahtar teslimi fabrika binasının yapım işi konusunda önemli mesafeler aldı. Bu çerçevede fabrika inşaatına bu ay sonunda başlanılması düşünülüyor. Şişecam fabrikasının Polatlı’da kuracağı düz cam üretim fabrikasının anahtar teslimi yapılacağı öğrenildi.<br />
YANA SANAYİ GELİŞECEK<br />
Şişecam yetkilileri, üretimin en kısa sürede başlaması için olağanüstü bir çaba içinde olduklarını söylediler. Üretimin başlaması ile birlikte Polatlı’da oluşacak yan sanayi sektörünün en az fabrika kadar ekonomiye ve üretime katkısı olacağını vurguladılar. Şişecam’ın son durumu ile ilgili genel bilgiler Polatlı Ticaret Odası Meclis toplantısında da gündeme geldi. Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Sevinçel, şişecam yetkilileri ile sürekli görüştüklerini ve fabrikanın bu ay sonunda yapımına başlanılacağını vurguladı. Sevinçel, Polatlı OSB’nin sanayileşme sürecinde önemli bir noktaya geldiğini, yatırımcılar açısından herhangi bir sıkıntının bulunmadığını kaydetti. Doğalgaz ile ilgili olarak yargı sürecinin devam ettiğini söyleyen Sevinçel, “gelişmeler leyhimizde gövrünüyor” diyerek yakın gelecekte bölgeye doğalgaz verileceğini kaydetti.<br />
<br />
polatlıpostası]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Selman Türkiye’yi Temsil Edecek]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7736</link>
			<pubDate>Wed, 09 May 2012 22:18:39 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7736</guid>
			<description><![CDATA[2–6 Mayıs Tarihleri arasında kuş adasında düzenlenen Türkiye muay Thai(Tayland Boksu) şampiyonasında Polatlı teakwondo spor kulübü öğrencisi Selman Yücel 71 kiloda Türkiye Şampiyonu zorlu 4 maçın hepsini nakavt la kazanarak şampiyon olmayı başaran Selman Yücel ayın 24 ünde Ukrayna da düzenlenecek olan Avrupa kupası şampiyonasında Ülkemizi ve Polatlımızı temsil hakkı kazandı.<br />
SOYTÜR VE TAŞAR ÖĞRENCİLERİNİ TEBRİK ETTİ<br />
Kulüp antrenörü ve Türkiye Muay Thai milli takım antrenörü Abdullah Soytürk “ Sporcumla gurur duyuyorum üniversiteler de okuyan milli sporcuların katıldığı bu zorlu Türkiye şampiyonasında sporcum Selman Yücel çok büyük en çok sevindiren geçen senenin Türkiye ve Avrupa şampiyonu Yahya Geylaniyi yarı final müsabakasında birinci raunt ta nakavt ederek bizlere ayrı bir gurur yaşatmıştır. Sevincimizi içimizde yaşayarak bu ciddi antreman programlarını devam ettirerek Ukrayna’da Avrupa Şampiyonluğu ile ülkemize ve Polatlımıza dönme sözünü buradan veriyoruz, tabiî ki bu sizlerin manevi desteği ve dualarıyla bu şampiyonluğu kazanacağız. Buradan desteklerini esirgemeyen Polatlı Kaymakamı Gürsoy Osman Bilgin, Belediye Başkanı Yakup Çelik’e Emniyet Müdürü Harun Tüzel’e Esnaf Kefalet Kooperatif Başkanı Ertuğrul Kıymaz’a teşekkür ediyoruz.” Dedi. Kulüp Başkanı İzzet Taşar ise “ 2012 yılının başında verdiğimiz başarı sözlerini tutmaya başladık, Nagehan Çepur’la başlayan milli takım Selman Yücel’le devam etmektedir. Biz bu kısıtlı imkânlarla büyük başarılara imza atıyoruz. Bu çocuklara ve bizlere destek verildiğinde bu başarılar daha da büyüyecektir. Buradan bize destek olan herkese teşekkür ediyorum dedi.”<br />
<br />
polatlıpostası]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2–6 Mayıs Tarihleri arasında kuş adasında düzenlenen Türkiye muay Thai(Tayland Boksu) şampiyonasında Polatlı teakwondo spor kulübü öğrencisi Selman Yücel 71 kiloda Türkiye Şampiyonu zorlu 4 maçın hepsini nakavt la kazanarak şampiyon olmayı başaran Selman Yücel ayın 24 ünde Ukrayna da düzenlenecek olan Avrupa kupası şampiyonasında Ülkemizi ve Polatlımızı temsil hakkı kazandı.<br />
SOYTÜR VE TAŞAR ÖĞRENCİLERİNİ TEBRİK ETTİ<br />
Kulüp antrenörü ve Türkiye Muay Thai milli takım antrenörü Abdullah Soytürk “ Sporcumla gurur duyuyorum üniversiteler de okuyan milli sporcuların katıldığı bu zorlu Türkiye şampiyonasında sporcum Selman Yücel çok büyük en çok sevindiren geçen senenin Türkiye ve Avrupa şampiyonu Yahya Geylaniyi yarı final müsabakasında birinci raunt ta nakavt ederek bizlere ayrı bir gurur yaşatmıştır. Sevincimizi içimizde yaşayarak bu ciddi antreman programlarını devam ettirerek Ukrayna’da Avrupa Şampiyonluğu ile ülkemize ve Polatlımıza dönme sözünü buradan veriyoruz, tabiî ki bu sizlerin manevi desteği ve dualarıyla bu şampiyonluğu kazanacağız. Buradan desteklerini esirgemeyen Polatlı Kaymakamı Gürsoy Osman Bilgin, Belediye Başkanı Yakup Çelik’e Emniyet Müdürü Harun Tüzel’e Esnaf Kefalet Kooperatif Başkanı Ertuğrul Kıymaz’a teşekkür ediyoruz.” Dedi. Kulüp Başkanı İzzet Taşar ise “ 2012 yılının başında verdiğimiz başarı sözlerini tutmaya başladık, Nagehan Çepur’la başlayan milli takım Selman Yücel’le devam etmektedir. Biz bu kısıtlı imkânlarla büyük başarılara imza atıyoruz. Bu çocuklara ve bizlere destek verildiğinde bu başarılar daha da büyüyecektir. Buradan bize destek olan herkese teşekkür ediyorum dedi.”<br />
<br />
polatlıpostası]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Burası Üniversite Olsun]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7735</link>
			<pubDate>Wed, 09 May 2012 22:16:32 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7735</guid>
			<description><![CDATA[Yıllar önce boşaltılan Çakmak Kışlası’ndaki tüm binalar çürümeye terk edildi. Kışla, aktif halde değil. Belediye Meclisi’nde, kışlanın üniversite kampüsü olması görüşüldü. Ancak bunun için gerekli zeminin oluşmadığı fikri öne çıktı.<br />
Polatlı’da bir üniversite kurulmasına yönelik fikirler zaman zaman farklı platformlarda gündeme geliyor. Pazartesi akşamı yapılan belediye meclis toplantısında MHP’li üye Adil Ünalan buna ilişkin fikirlerini söyledi. Ünalan, Belediye Başkanı Yakup Çelik’e yönelttiği soruda Topçu Okulu’nun da taşınabileceğine işaret etti! Ünalan şöyle konuştu: “Kamuoyunda çok yaygın konuşuluyor. Etimesgut’taki zırhlı birliklerin Polatlı’ya taşınacağı söyleniyor, bu konuda bilgi var mı? Askeri kışlaların şehir dışına taşınması prensibi var, Topçu Okulu’nu Acıkır bölgesine taşımak mümkün mü? Eğer mümkünse mevcut okul yeri Üniversite için çok uygun olabilir, Çıkmak kışlası da olabilir”..<br />
TAŞINMAYA İLİŞKİN BİLGİMİZ YOK<br />
Belediye Başkanı Yakup Çelik gündem dışı konuşulan kışla konusunda herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi. Etimesgut zırhlı birliklerin Polatlı’ya taşınması konusunu kendisinin de duyduğunu, ancak belediyeye herhangi bir bilgi gelmediğini vurguladı. Öte yandan Konya yolu üzerindeki Çakmak Kışlası’nın yıllardır atıl olması, buranın üniversite kampusü için uygun bir yer olduğu fikrini yeniden canlandırdı. Halk, kullanılmayan kışladaki binaların çürüdüğünü, buraya üniversite yapılabileceğini söyledi.<br />
<br />
polatlıpostası]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yıllar önce boşaltılan Çakmak Kışlası’ndaki tüm binalar çürümeye terk edildi. Kışla, aktif halde değil. Belediye Meclisi’nde, kışlanın üniversite kampüsü olması görüşüldü. Ancak bunun için gerekli zeminin oluşmadığı fikri öne çıktı.<br />
Polatlı’da bir üniversite kurulmasına yönelik fikirler zaman zaman farklı platformlarda gündeme geliyor. Pazartesi akşamı yapılan belediye meclis toplantısında MHP’li üye Adil Ünalan buna ilişkin fikirlerini söyledi. Ünalan, Belediye Başkanı Yakup Çelik’e yönelttiği soruda Topçu Okulu’nun da taşınabileceğine işaret etti! Ünalan şöyle konuştu: “Kamuoyunda çok yaygın konuşuluyor. Etimesgut’taki zırhlı birliklerin Polatlı’ya taşınacağı söyleniyor, bu konuda bilgi var mı? Askeri kışlaların şehir dışına taşınması prensibi var, Topçu Okulu’nu Acıkır bölgesine taşımak mümkün mü? Eğer mümkünse mevcut okul yeri Üniversite için çok uygun olabilir, Çıkmak kışlası da olabilir”..<br />
TAŞINMAYA İLİŞKİN BİLGİMİZ YOK<br />
Belediye Başkanı Yakup Çelik gündem dışı konuşulan kışla konusunda herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi. Etimesgut zırhlı birliklerin Polatlı’ya taşınması konusunu kendisinin de duyduğunu, ancak belediyeye herhangi bir bilgi gelmediğini vurguladı. Öte yandan Konya yolu üzerindeki Çakmak Kışlası’nın yıllardır atıl olması, buranın üniversite kampusü için uygun bir yer olduğu fikrini yeniden canlandırdı. Halk, kullanılmayan kışladaki binaların çürüdüğünü, buraya üniversite yapılabileceğini söyledi.<br />
<br />
polatlıpostası]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Polatlı'da Trafik Kazası: 1 Ölü]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7734</link>
			<pubDate>Wed, 09 May 2012 22:14:08 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7734</guid>
			<description><![CDATA[Polatlı'da meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti.<br />
<br />
Polatlı-Ankara karayolunun 22. kilometresinde, Cengiz Acar yönetimindeki 06 EV 9729 plakalı otomobil, yol kenarına park ettiği otomobilinden inen Ramazan Birkan Örs'e çarptı. Ramazan Birkan Örs (23) olay yerinde hayatını kaybetti.<br />
<br />
Örs'ün cesedi olay yerinde yapılan incelemenin ardından Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.<br />
<br />
haberler.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Polatlı'da meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti.<br />
<br />
Polatlı-Ankara karayolunun 22. kilometresinde, Cengiz Acar yönetimindeki 06 EV 9729 plakalı otomobil, yol kenarına park ettiği otomobilinden inen Ramazan Birkan Örs'e çarptı. Ramazan Birkan Örs (23) olay yerinde hayatını kaybetti.<br />
<br />
Örs'ün cesedi olay yerinde yapılan incelemenin ardından Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.<br />
<br />
haberler.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Polatlı Belediyesi Bahar Konseri]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7733</link>
			<pubDate>Wed, 09 May 2012 22:11:51 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7733</guid>
			<description><![CDATA[Polatlı Belediyesi Türk Halk Müziği (THM) Korosu, bahar konserini konuk Sanatçı Nazlı Öksüz'ün katılımıyla 12 Mayıs'ta gerçekleştirecek.<br />
<br />
Polatlı Belediyesi'nden yapılan açıklamada, 13 Eylül Kültür Merkezi'nde saat: 20: 00'de başlayacak THM konserinin ilk bölümünde koronun, Eskişehir, Denizli ve Erzincan'dan alınan türküleri seslendireceği belirtildi.<br />
<br />
Konserin ikinci bölümünde Nazlı Öksüz'ün sahne alacağı, konser biletlerinin 13 Eylül Kültür Merkezi ve Polatlı Konakta bulunan Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünden temin edilebileceği kaydedildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Polatlı Belediyesi Türk Halk Müziği (THM) Korosu, bahar konserini konuk Sanatçı Nazlı Öksüz'ün katılımıyla 12 Mayıs'ta gerçekleştirecek.<br />
<br />
Polatlı Belediyesi'nden yapılan açıklamada, 13 Eylül Kültür Merkezi'nde saat: 20: 00'de başlayacak THM konserinin ilk bölümünde koronun, Eskişehir, Denizli ve Erzincan'dan alınan türküleri seslendireceği belirtildi.<br />
<br />
Konserin ikinci bölümünde Nazlı Öksüz'ün sahne alacağı, konser biletlerinin 13 Eylül Kültür Merkezi ve Polatlı Konakta bulunan Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünden temin edilebileceği kaydedildi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Polatlı ve köyleri tanıtım videosu]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7732</link>
			<pubDate>Sat, 05 May 2012 01:53:58 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7732</guid>
			<description><![CDATA[POLATLI BELEDİYESİNİN HAZIRLAMIŞ OLDUĞU TANITIM VİDEOSU<br />
<br />
POLATLI VE KÖYLERİ TANITIM VİDEOSU<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[POLATLI BELEDİYESİNİN HAZIRLAMIŞ OLDUĞU TANITIM VİDEOSU<br />
<br />
POLATLI VE KÖYLERİ TANITIM VİDEOSU<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ankara’nın buğday ambarı olarak bilinen Polatlı kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7731</link>
			<pubDate>Wed, 02 May 2012 19:58:28 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7731</guid>
			<description><![CDATA[BU yıl kış mevsiminin uzun ve bol kar yağışlı geçmesine rağmen Polatlı’da ekimi yapılan buğdayların zamanında yağış almaması durumunda kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı belirtildi. Polatlı’da her yıl 1 milyon 400 bin dekarlık alanda hububat ekimi yapılıyor. Bunun 300 bin dekarının sulanabilir nitelikte olduğu, Sakarya Nehri, Porsuk ve Ankara Çayı havzasında yer alan ekili alanların dışında, kırsal bölgelerdeki alanların ise kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya olduğu belirtildi. Uzmanlar ve çiftçiler, yaklaşık 40 gündür yağmur yağmadığını, 10 veya 15 gün süreyle daha yağış olmaması durumunda buğday ekili alanların kuruyacağını dile getiriyor. <br />
Rüzgar da zarar verdi<br />
Öte yandan 18 Nisan günü etkili olan ve saatteki hızı 100 kilometreyi geçen rüzgarın da henüz yeni çimlenmiş olan ürünü kökünden söktüğü, bazı bölgelerde de yeşil yapraklara zarar verdiği belirtildi. Ayrıca Polatlı’da şeker pancarı ekili olan 3 bin dönümlük alandaki ürünün, rüzgara kapıldığı kaydedildi. Yetkililer, ilçede 3 bin dönümlük şeker pancarı ekiminin yeniden yapıldığını söyledi.<br />
<br />
http://www.hurriyet.com.tr/ankara/20462714.asp]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BU yıl kış mevsiminin uzun ve bol kar yağışlı geçmesine rağmen Polatlı’da ekimi yapılan buğdayların zamanında yağış almaması durumunda kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı belirtildi. Polatlı’da her yıl 1 milyon 400 bin dekarlık alanda hububat ekimi yapılıyor. Bunun 300 bin dekarının sulanabilir nitelikte olduğu, Sakarya Nehri, Porsuk ve Ankara Çayı havzasında yer alan ekili alanların dışında, kırsal bölgelerdeki alanların ise kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya olduğu belirtildi. Uzmanlar ve çiftçiler, yaklaşık 40 gündür yağmur yağmadığını, 10 veya 15 gün süreyle daha yağış olmaması durumunda buğday ekili alanların kuruyacağını dile getiriyor. <br />
Rüzgar da zarar verdi<br />
Öte yandan 18 Nisan günü etkili olan ve saatteki hızı 100 kilometreyi geçen rüzgarın da henüz yeni çimlenmiş olan ürünü kökünden söktüğü, bazı bölgelerde de yeşil yapraklara zarar verdiği belirtildi. Ayrıca Polatlı’da şeker pancarı ekili olan 3 bin dönümlük alandaki ürünün, rüzgara kapıldığı kaydedildi. Yetkililer, ilçede 3 bin dönümlük şeker pancarı ekiminin yeniden yapıldığını söyledi.<br />
<br />
http://www.hurriyet.com.tr/ankara/20462714.asp]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Facebook Polatlı Sayfası]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7730</link>
			<pubDate>Mon, 30 Apr 2012 20:34:47 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7730</guid>
			<description><![CDATA[http://www.facebook.com/polatli06polatli<br />
<br />
 http://www.facebook.com/photo.php?v=368177256550814<br />
<br />
<br />
http://www.facebook.com/media/set/?set=a...673&type=1]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[http://www.facebook.com/polatli06polatli<br />
<br />
 http://www.facebook.com/photo.php?v=368177256550814<br />
<br />
<br />
http://www.facebook.com/media/set/?set=a...673&type=1]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Polatlı Fotoğrafları 2012]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7729</link>
			<pubDate>Mon, 30 Apr 2012 20:31:26 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7729</guid>
			<description><![CDATA[http://www.facebook.com/polatli06polatli<br />
<br />
<br />
http://www.yeniresim.com/img5592.htm<br />
<br />
<br />
http://www.yeniresim.com/img5068.htm]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[http://www.facebook.com/polatli06polatli<br />
<br />
<br />
http://www.yeniresim.com/img5592.htm<br />
<br />
<br />
http://www.yeniresim.com/img5068.htm]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Coca Cola Reklamında POLATLISPOR]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7728</link>
			<pubDate>Mon, 30 Apr 2012 00:44:25 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7728</guid>
			<description><![CDATA[Arkadaşlar bilmiyorum farkettiniz mi. Coca colanın reklamı olan futbolun renkleri adlı reklam filminde en sonda bir grup ellerinde atkı ile çıkıyor. Ters tutulmuş ama(belki bilerek böyle yapıldı) Polatlıspor yazıyor. <br />
Aşağıdaki linkten bakabilirsiniz.<br />
http://www.youtube.com/watch?v=7NwHlc6lAck<br />
Teşekkürler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Arkadaşlar bilmiyorum farkettiniz mi. Coca colanın reklamı olan futbolun renkleri adlı reklam filminde en sonda bir grup ellerinde atkı ile çıkıyor. Ters tutulmuş ama(belki bilerek böyle yapıldı) Polatlıspor yazıyor. <br />
Aşağıdaki linkten bakabilirsiniz.<br />
http://www.youtube.com/watch?v=7NwHlc6lAck<br />
Teşekkürler.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Allah elçisine, sen olmasaydın kainatı yaratmazdım, demiş olabilir mi?]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7727</link>
			<pubDate>Fri, 27 Apr 2012 18:36:43 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7727</guid>
			<description><![CDATA[Allah yarattığı kullarına, akıl ve özgür iradesi verdikten sonra, yinede yalnız bırakmamış, onlara rehberler yol göstericiler göndermiştir. Fakat ne yazık ki biz Rabbin kulları, Allah ın rehberinden istifade etmesini bilememiş, nefsimizin esiri olarak, adeta beşeri putlar yaratmışız kendimize. <br />
<br />
<br />
Yahudiler ve Hıristiyanlar, Allah ın rehber olsun diye gönderdiği kitaplarında hiç bahsetmediği halde, görev verdiği elçilerini adeta putlaştırarak, Allah ın oğlu yakıştırmasını yapmışlardır. Kur&#8217;an da bu konudan bahsederek, bakın ne diyor bizlere.<br />
<br />
<br />
Tevbe 30: Yahudiler: "Uzeyr, Allah'ın oğludur." dediler; Hıristiyanlar da: "Mesih, Allah'ın oğludur." dediler. Kendi ağızlarının sözüdür bu. Kendilerinden önce inkâr edenlerin sözlerine benzetme yapıyorlar.<br />
<br />
<br />
Bu yanlış inancın ardı sıra gidenlere bizler, Allah evlat edinmez, O yücedir eşi benzeri yoktur, doğmamıştır, doğrulmamıştır diye cevap veririz, Kur&#8217;an dan aldığımız bilgiler ışığında. Bakın Allah evlat edindi diyenlere, Yaradan nasıl bir cevap veriyor.<br />
<br />
<br />
Bakara 116: "Allah çocuk edindi." dediler. Hâşâ! Böyle bir şeyden arınmıştır O! Tam aksine, göklerdekiler de yerdekiler de O'na aittir. Bunların tümü O'nun önünde boyun bükmektedir.<br />
<br />
<br />
Allah yarattığı kulunu evlat edinmeyeceğini, böyle bir davranıştan arınmış olduğunu söylüyor bizlere. Tam aksine göklerde ve yerde ne varsa Allah a ait olduğu ve onun önünde herkesin boyun eğdiğini söylüyor.<br />
<br />
<br />
Şimdide acaba buna benzer büyük hataları, biz Müslümanlarda farkında olmadan yapıyor olabilir miyiz? Hemen verdiğiniz cevabı duyar gibiyim. Hâşâ asla, Allah evlat edinmez, dediğinizi duyar gibiyim. Peki, yarattığı kulunu evlat edinmeyen, eşi ve benzeri olmayan, yüceliğini hayal bile edemediğimiz, ol dediğinde her şeyin olduğu bir yaratıcı güç, yarattığı kullarından Habib, Halil yani sevgili, dost, arkadaş edinir mi? Hadi bakalım şimdi bu soruma, nefsinizde cevap veriniz.<br />
<br />
<br />
Ne yazık ki bizler, diğer ehli kitabın yanlışlarına öyle bir düşüyoruz ki, belki de onlardan daha büyük bir yanılgı içindeyiz. Allah evlat edinmez diyoruz, ama bugün bizler, evlat edinmekten hiçbir farkı olmayan, hatta daha da ileri gidercesine bakın neler söylüyoruz. Aşağıdaki sözleri Allah ın söylediğine inanıyoruz, Kur&#8217;an da tek kelimesi geçmediği halde.<br />
<br />
<br />
<br />
(Ey Resulüm, İbrahim&#8217;i Halil [dost], seni de Habib [sevgili] edindim. Senden daha sevgili hiç bir şey yaratmadım. Senin, benim indimdeki yüksek derecenin bilinmesi için, dünyayı ve dünya ehlini yarattım. Sen olmasaydın, kâinatı yaratmazdım.) [Mevahib-i ledünniyye]<br />
<br />
<br />
<br />
Ne dersiniz, Allah evlat edinmez ama yarattığı kulları içinden dost, sevgili, arkadaş edinir mi? Birde yarattığı âlem bir tarafa, sen bir tarafasın şeklinde sözler söyler mi? Sen olmasaydın bu âlemi yaratmazdım, senden daha sevgili hiç bir şey yaratmadım. Senin benim indimdeki yüksek derecenin bilinmesi için, dünyayı ve dünya ehlini yarattım demiş olabilir mi? Kur&#8217;an ın özüne, ayetlerine ve Rahmanın eşsiz, tarifsiz yüceliğine, uyuyor mu bu sözler? <br />
<br />
<br />
Bizler Allah evlat edinmez dedikten sonra, nasıl olurda Allah yarattığı kulları arasından peygamberimizi dost, sevgili edindi deme yanlışını gösterebiliriz? Bunu düşünen var mı? Bu bilgiler Kur&#8217;an da olmadığına göre, bizlere hangi emin yoldan geliyor da, bizler hiç şüphe duymadan iman ediyoruz? <br />
<br />
<br />
Hz. İsa Allah ın oğlu demekle, yazdığım ve kutsi hadis adı altında geçen yukarıdaki hadisin, bir birinden farkı var mı? Hıristiyanların Hz. İsa Allah ın oğlu diye inanmaları ile bizler onların yaptıkları bu büyük hatadan daha ileri giderek, Peygamberimiz olmasaydı Allah bu âlemi yaratmazdı, düşüncesine inanırsak, hataların en büyüğünü yapmış olmaz mıyız sizce?<br />
<br />
<br />
Bizler rivayetleri, sanıyı Kur&#8217;an ın ne yazık ki önüne geçirerek, dinden ne derece uzaklaştığımızın farkında bile değiliz. Hâlbuki Allah yeryüzündekilerin tümünü, kimler için yaratığını apaçık bakın nasıl söylüyor.<br />
<br />
<br />
<br />
Bakara 29: O Allah'tır ki, yeryüzündekilerin tümünü sizin için yarattı. Sonra göğe saltanat kurdu da onları yedi gök halinde düzenledi. O Âlim&#8217;dir, her şeyi çok iyi bilir.<br />
<br />
<br />
<br />
Ne dersiniz sizce Kur&#8217;an ayetlerine, kutsi hadis diye nakledilen bu sözler uyuyor mu? Ne yazık ki kutsi hadis adı altında, Kur&#8217;an a eş tutularak, toplum öyle bir aldatılıyor ki, Yahudileri de, Hıristiyanları da bu konuda geride bırakıyoruz.<br />
<br />
<br />
Aşağıdaki bilgilere ve düşünceye inandığımızda, sizce Kur&#8217;an dan uzaklaşıp, bir meçhule doğru gitmiş olmuyor muyuz? <br />
 <br />
<br />
Arş üzerinde, cennetteki her şeyin üzerinde benim ismim vardır.<br />
<br />
Hadisi şeriflerde buyuruluyor ki;<br />
<br />
Adem aleyhisselam cennetten çıkarılınca, ya Rabbi Muhammed aleyhisselamın hürmetine beni affet diye dua etti.<br />
<br />
Allahü teala ise,( Ne cevap vereceğini bildiği halde, cevabını da diğer insanların duyması için) Ya Âdem onu henüz yaratmadım nereden bildin? Buyurdu.<br />
<br />
Âdem Aleyhisselam da, Arşta&#8221;La ilahe illallah Muhammed ün Resulullah&#8221; yazılı olduğunu gördüm anladım ki, şerefli isminin yanına ancak en çok sevdiğinin, en şerefli olanın ismini layık görürsün dedi.<br />
<br />
Allahü teala buyurdu ki: &#8220; Ya Âdem doğru söyledin. O bana insanların en sevgilisidir. Onun hürmetine dua ettiğin için seni affettim. Eğer Muhammed aleyhisselam olmasaydı, seni yaratmazdım&#8221;<br />
<br />
<br />
<br />
Cennette her ağacın yaprakları üzerinde, la ilahe illallah Muhammed ün Resulullah yazılıdır.<br />
<br />
Allahü Teâlâ yine buyurdu ki:<br />
<br />
Ya Âdem, Muhammed aleyhisselamın ismi ile her ne isteseydin kabul ederdim. O olmasaydı seni yaratmazdım.<br />
<br />
Mirac&#8217;da Allahü teala, peygamber efendimize,( Senden başka her şeyi senin için yarattım) buyurunca, Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem de,( Ben de senden başka her şeyi, senin için terk ettim) dedi. ( Mirat-ı Kâinat) denilmektedir.<br />
<br />
 <br />
<br />
Acaba bu bilgilerin nerelerden bizlere ulaştığı konusunda, hiç düşünen var mı? Hiç sanmıyorum, akıl bir kenara bırakılmış, edindiğimiz velilerin peşi sıra öyle bir gidiyoruz ki, bataklığın içinde çırpındığımızın bile farkında değiliz. <br />
<br />
<br />
Hâlbuki Allah bizleri çok açık uyararak, hakkında bilgin olmadığı, yani emin olmadığın şeyin ardına düşmeyin, sizleri sorumlu tutarım demişti. Emin olacağımız bilgininde Kur&#8217;an olduğunu ve onun ipine sarılmamız gerektiğini de, birçok kez Kur&#8217;an da tekrar etmişti bizlere.<br />
<br />
<br />
Allah bir ayetinde, biz bu kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık diyerek, hakka batıl karıştırmamamız için uyarır bizleri. Ama bizler yukarıdaki bilgilerin, Kur&#8217;an da olmadığını bildiğimiz halde, hiç araştırma gereği dahi duymadan, inanmakta sakınca bile görmeyiz. Çünkü bizler inancımızda, imanımızda Kur&#8217;an ı yeterli görmeyiz de ondan.<br />
<br />
<br />
 Yine Yaradan Araf suresi 33. ayetinde, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır diye verdiği hükmü, unuttuk mu yoksa?  Halbuki Allah sizleri Kur&#8217;an dan sorumlu tutuyorum diye uyarmamış mıydı bizleri? Bu ayetleri hatırlayan, duyan yok mu?<br />
<br />
<br />
Tüm bunları söylediğimizde, bu bilgilere inananlar şunu söylüyorlar. İslam âleminin büyük bir çoğunluğu buna inanıyor. Bir akıllı azınlık siz misiniz, diye karşılık veriyorlar. Yaradan bunlara da cevap veriyor ve bakın Kur&#8217;an ın dışından rivayetlerle dine hüküm koyanlara, yani sanıya iman eden çoğunluğa nasıl cevap veriyor.<br />
<br />
<br />
Enam sur. 116: Yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan, seni Allah yolundan saptırırlar. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.<br />
<br />
<br />
Demek ki, çoğunluk öyle inanıyor demek büyük hata. Daha da büyük hata, emin olmadığımız rivayet, sanı yani zannetmek, emin olunmayan bilginin ardı sıra gidenler için, Yaradan ın söyledikleri çok dikkat çekicidir. Onlar sadece SAÇMALARLAR diyor.<br />
<br />
<br />
Peygamberimiz gayb konusunda, Allah ın Kur&#8217;an da bildirdiği dışında hiçbir gaybı bilgisi olmadığını söylüyor bizlere. Bakın birkaç örnek.<br />
<br />
<br />
Neml 65: De ki: Göklerde ve yerde, Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.<br />
<br />
<br />
Hud 123: Göklerin ve yerin gaybı (sırrı) yalnız Allah'a aittir. Her iş O'na döndürülür. Öyle ise O'na kulluk et ve O'na dayan! Rabbin yaptıklarınızdan gafil değildir.<br />
<br />
Enam 50: De ki: Ben size, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım. De ki: Kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?<br />
<br />
<br />
Yukarıda ki ayetlerle, bizlere rivayet edilen hadisler birbirini onaylıyor mu? Peygamberimiz, bana bildirilen dışında gaybı ben bilmem diyor. Ama biz peygamberimizin söylediğini iddia ettiğimiz (Arş üzerinde, Cennetteki her şeyin üzerinde benim ismim vardır.) sözlerine inanabiliyoruz. Daha çok detaylar verilen bilgiler, acaba nereden alındı? Kimler verdi Kur&#8217;an ın tek kelime bile bahsetmediği bu bilgileri bize diye, hiç düşünmüyor muyuz? <br />
<br />
<br />
Bizler İslam ı günümüzde öyle bir yaşıyoruz ki, cahiliye dönemini aratmıyor. Kur&#8217;an devre dışı kalmış, rivayetlerle İslam yaşanır olmuş.  Şükürler olsun ki elimizde dimdik duran, Rabbin korumasında, hesabını vereceğimiz FURKAN var. Varda, ondan istifade eden, onu anlayarak okuyan, üzerinde düşünen var mı, işte orası önemli. <br />
<br />
<br />
İslam toplumunun büyük çoğunluğu, ne yazık ki büyük bir yanılgının ardı sıra giderek, Kur&#8217;an ı devre dışı bıraktığının farkında bile değil.  Edindikleri velilerin kitapları, toplumun elinden düşmüyor. Kur&#8217;an peygamberimizin mahşer günü söyleyeceği gibi, ne yazık ki devre dışı bırakıldı. <br />
<br />
<br />
İslam toplumu olarak, halimiz hiçte iç açıcı değil. Ne olur affet bizleri Rabbim.  Gözlerimizdeki, gönlümüzde ki gaflet perdesini kaldır bizlerden. Yaptığımız hatalarımızı görmemizi sağla bizlerin. Böyle devam ederse, geçmiş kavimlerin uğradığı cezalardan, bizlerde asla kurtulamayacağız.<br />
<br />
<br />
Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Allah yarattığı kullarına, akıl ve özgür iradesi verdikten sonra, yinede yalnız bırakmamış, onlara rehberler yol göstericiler göndermiştir. Fakat ne yazık ki biz Rabbin kulları, Allah ın rehberinden istifade etmesini bilememiş, nefsimizin esiri olarak, adeta beşeri putlar yaratmışız kendimize. <br />
<br />
<br />
Yahudiler ve Hıristiyanlar, Allah ın rehber olsun diye gönderdiği kitaplarında hiç bahsetmediği halde, görev verdiği elçilerini adeta putlaştırarak, Allah ın oğlu yakıştırmasını yapmışlardır. Kur&#8217;an da bu konudan bahsederek, bakın ne diyor bizlere.<br />
<br />
<br />
Tevbe 30: Yahudiler: "Uzeyr, Allah'ın oğludur." dediler; Hıristiyanlar da: "Mesih, Allah'ın oğludur." dediler. Kendi ağızlarının sözüdür bu. Kendilerinden önce inkâr edenlerin sözlerine benzetme yapıyorlar.<br />
<br />
<br />
Bu yanlış inancın ardı sıra gidenlere bizler, Allah evlat edinmez, O yücedir eşi benzeri yoktur, doğmamıştır, doğrulmamıştır diye cevap veririz, Kur&#8217;an dan aldığımız bilgiler ışığında. Bakın Allah evlat edindi diyenlere, Yaradan nasıl bir cevap veriyor.<br />
<br />
<br />
Bakara 116: "Allah çocuk edindi." dediler. Hâşâ! Böyle bir şeyden arınmıştır O! Tam aksine, göklerdekiler de yerdekiler de O'na aittir. Bunların tümü O'nun önünde boyun bükmektedir.<br />
<br />
<br />
Allah yarattığı kulunu evlat edinmeyeceğini, böyle bir davranıştan arınmış olduğunu söylüyor bizlere. Tam aksine göklerde ve yerde ne varsa Allah a ait olduğu ve onun önünde herkesin boyun eğdiğini söylüyor.<br />
<br />
<br />
Şimdide acaba buna benzer büyük hataları, biz Müslümanlarda farkında olmadan yapıyor olabilir miyiz? Hemen verdiğiniz cevabı duyar gibiyim. Hâşâ asla, Allah evlat edinmez, dediğinizi duyar gibiyim. Peki, yarattığı kulunu evlat edinmeyen, eşi ve benzeri olmayan, yüceliğini hayal bile edemediğimiz, ol dediğinde her şeyin olduğu bir yaratıcı güç, yarattığı kullarından Habib, Halil yani sevgili, dost, arkadaş edinir mi? Hadi bakalım şimdi bu soruma, nefsinizde cevap veriniz.<br />
<br />
<br />
Ne yazık ki bizler, diğer ehli kitabın yanlışlarına öyle bir düşüyoruz ki, belki de onlardan daha büyük bir yanılgı içindeyiz. Allah evlat edinmez diyoruz, ama bugün bizler, evlat edinmekten hiçbir farkı olmayan, hatta daha da ileri gidercesine bakın neler söylüyoruz. Aşağıdaki sözleri Allah ın söylediğine inanıyoruz, Kur&#8217;an da tek kelimesi geçmediği halde.<br />
<br />
<br />
<br />
(Ey Resulüm, İbrahim&#8217;i Halil [dost], seni de Habib [sevgili] edindim. Senden daha sevgili hiç bir şey yaratmadım. Senin, benim indimdeki yüksek derecenin bilinmesi için, dünyayı ve dünya ehlini yarattım. Sen olmasaydın, kâinatı yaratmazdım.) [Mevahib-i ledünniyye]<br />
<br />
<br />
<br />
Ne dersiniz, Allah evlat edinmez ama yarattığı kulları içinden dost, sevgili, arkadaş edinir mi? Birde yarattığı âlem bir tarafa, sen bir tarafasın şeklinde sözler söyler mi? Sen olmasaydın bu âlemi yaratmazdım, senden daha sevgili hiç bir şey yaratmadım. Senin benim indimdeki yüksek derecenin bilinmesi için, dünyayı ve dünya ehlini yarattım demiş olabilir mi? Kur&#8217;an ın özüne, ayetlerine ve Rahmanın eşsiz, tarifsiz yüceliğine, uyuyor mu bu sözler? <br />
<br />
<br />
Bizler Allah evlat edinmez dedikten sonra, nasıl olurda Allah yarattığı kulları arasından peygamberimizi dost, sevgili edindi deme yanlışını gösterebiliriz? Bunu düşünen var mı? Bu bilgiler Kur&#8217;an da olmadığına göre, bizlere hangi emin yoldan geliyor da, bizler hiç şüphe duymadan iman ediyoruz? <br />
<br />
<br />
Hz. İsa Allah ın oğlu demekle, yazdığım ve kutsi hadis adı altında geçen yukarıdaki hadisin, bir birinden farkı var mı? Hıristiyanların Hz. İsa Allah ın oğlu diye inanmaları ile bizler onların yaptıkları bu büyük hatadan daha ileri giderek, Peygamberimiz olmasaydı Allah bu âlemi yaratmazdı, düşüncesine inanırsak, hataların en büyüğünü yapmış olmaz mıyız sizce?<br />
<br />
<br />
Bizler rivayetleri, sanıyı Kur&#8217;an ın ne yazık ki önüne geçirerek, dinden ne derece uzaklaştığımızın farkında bile değiliz. Hâlbuki Allah yeryüzündekilerin tümünü, kimler için yaratığını apaçık bakın nasıl söylüyor.<br />
<br />
<br />
<br />
Bakara 29: O Allah'tır ki, yeryüzündekilerin tümünü sizin için yarattı. Sonra göğe saltanat kurdu da onları yedi gök halinde düzenledi. O Âlim&#8217;dir, her şeyi çok iyi bilir.<br />
<br />
<br />
<br />
Ne dersiniz sizce Kur&#8217;an ayetlerine, kutsi hadis diye nakledilen bu sözler uyuyor mu? Ne yazık ki kutsi hadis adı altında, Kur&#8217;an a eş tutularak, toplum öyle bir aldatılıyor ki, Yahudileri de, Hıristiyanları da bu konuda geride bırakıyoruz.<br />
<br />
<br />
Aşağıdaki bilgilere ve düşünceye inandığımızda, sizce Kur&#8217;an dan uzaklaşıp, bir meçhule doğru gitmiş olmuyor muyuz? <br />
 <br />
<br />
Arş üzerinde, cennetteki her şeyin üzerinde benim ismim vardır.<br />
<br />
Hadisi şeriflerde buyuruluyor ki;<br />
<br />
Adem aleyhisselam cennetten çıkarılınca, ya Rabbi Muhammed aleyhisselamın hürmetine beni affet diye dua etti.<br />
<br />
Allahü teala ise,( Ne cevap vereceğini bildiği halde, cevabını da diğer insanların duyması için) Ya Âdem onu henüz yaratmadım nereden bildin? Buyurdu.<br />
<br />
Âdem Aleyhisselam da, Arşta&#8221;La ilahe illallah Muhammed ün Resulullah&#8221; yazılı olduğunu gördüm anladım ki, şerefli isminin yanına ancak en çok sevdiğinin, en şerefli olanın ismini layık görürsün dedi.<br />
<br />
Allahü teala buyurdu ki: &#8220; Ya Âdem doğru söyledin. O bana insanların en sevgilisidir. Onun hürmetine dua ettiğin için seni affettim. Eğer Muhammed aleyhisselam olmasaydı, seni yaratmazdım&#8221;<br />
<br />
<br />
<br />
Cennette her ağacın yaprakları üzerinde, la ilahe illallah Muhammed ün Resulullah yazılıdır.<br />
<br />
Allahü Teâlâ yine buyurdu ki:<br />
<br />
Ya Âdem, Muhammed aleyhisselamın ismi ile her ne isteseydin kabul ederdim. O olmasaydı seni yaratmazdım.<br />
<br />
Mirac&#8217;da Allahü teala, peygamber efendimize,( Senden başka her şeyi senin için yarattım) buyurunca, Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem de,( Ben de senden başka her şeyi, senin için terk ettim) dedi. ( Mirat-ı Kâinat) denilmektedir.<br />
<br />
 <br />
<br />
Acaba bu bilgilerin nerelerden bizlere ulaştığı konusunda, hiç düşünen var mı? Hiç sanmıyorum, akıl bir kenara bırakılmış, edindiğimiz velilerin peşi sıra öyle bir gidiyoruz ki, bataklığın içinde çırpındığımızın bile farkında değiliz. <br />
<br />
<br />
Hâlbuki Allah bizleri çok açık uyararak, hakkında bilgin olmadığı, yani emin olmadığın şeyin ardına düşmeyin, sizleri sorumlu tutarım demişti. Emin olacağımız bilgininde Kur&#8217;an olduğunu ve onun ipine sarılmamız gerektiğini de, birçok kez Kur&#8217;an da tekrar etmişti bizlere.<br />
<br />
<br />
Allah bir ayetinde, biz bu kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık diyerek, hakka batıl karıştırmamamız için uyarır bizleri. Ama bizler yukarıdaki bilgilerin, Kur&#8217;an da olmadığını bildiğimiz halde, hiç araştırma gereği dahi duymadan, inanmakta sakınca bile görmeyiz. Çünkü bizler inancımızda, imanımızda Kur&#8217;an ı yeterli görmeyiz de ondan.<br />
<br />
<br />
 Yine Yaradan Araf suresi 33. ayetinde, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır diye verdiği hükmü, unuttuk mu yoksa?  Halbuki Allah sizleri Kur&#8217;an dan sorumlu tutuyorum diye uyarmamış mıydı bizleri? Bu ayetleri hatırlayan, duyan yok mu?<br />
<br />
<br />
Tüm bunları söylediğimizde, bu bilgilere inananlar şunu söylüyorlar. İslam âleminin büyük bir çoğunluğu buna inanıyor. Bir akıllı azınlık siz misiniz, diye karşılık veriyorlar. Yaradan bunlara da cevap veriyor ve bakın Kur&#8217;an ın dışından rivayetlerle dine hüküm koyanlara, yani sanıya iman eden çoğunluğa nasıl cevap veriyor.<br />
<br />
<br />
Enam sur. 116: Yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan, seni Allah yolundan saptırırlar. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.<br />
<br />
<br />
Demek ki, çoğunluk öyle inanıyor demek büyük hata. Daha da büyük hata, emin olmadığımız rivayet, sanı yani zannetmek, emin olunmayan bilginin ardı sıra gidenler için, Yaradan ın söyledikleri çok dikkat çekicidir. Onlar sadece SAÇMALARLAR diyor.<br />
<br />
<br />
Peygamberimiz gayb konusunda, Allah ın Kur&#8217;an da bildirdiği dışında hiçbir gaybı bilgisi olmadığını söylüyor bizlere. Bakın birkaç örnek.<br />
<br />
<br />
Neml 65: De ki: Göklerde ve yerde, Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.<br />
<br />
<br />
Hud 123: Göklerin ve yerin gaybı (sırrı) yalnız Allah'a aittir. Her iş O'na döndürülür. Öyle ise O'na kulluk et ve O'na dayan! Rabbin yaptıklarınızdan gafil değildir.<br />
<br />
Enam 50: De ki: Ben size, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım. De ki: Kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?<br />
<br />
<br />
Yukarıda ki ayetlerle, bizlere rivayet edilen hadisler birbirini onaylıyor mu? Peygamberimiz, bana bildirilen dışında gaybı ben bilmem diyor. Ama biz peygamberimizin söylediğini iddia ettiğimiz (Arş üzerinde, Cennetteki her şeyin üzerinde benim ismim vardır.) sözlerine inanabiliyoruz. Daha çok detaylar verilen bilgiler, acaba nereden alındı? Kimler verdi Kur&#8217;an ın tek kelime bile bahsetmediği bu bilgileri bize diye, hiç düşünmüyor muyuz? <br />
<br />
<br />
Bizler İslam ı günümüzde öyle bir yaşıyoruz ki, cahiliye dönemini aratmıyor. Kur&#8217;an devre dışı kalmış, rivayetlerle İslam yaşanır olmuş.  Şükürler olsun ki elimizde dimdik duran, Rabbin korumasında, hesabını vereceğimiz FURKAN var. Varda, ondan istifade eden, onu anlayarak okuyan, üzerinde düşünen var mı, işte orası önemli. <br />
<br />
<br />
İslam toplumunun büyük çoğunluğu, ne yazık ki büyük bir yanılgının ardı sıra giderek, Kur&#8217;an ı devre dışı bıraktığının farkında bile değil.  Edindikleri velilerin kitapları, toplumun elinden düşmüyor. Kur&#8217;an peygamberimizin mahşer günü söyleyeceği gibi, ne yazık ki devre dışı bırakıldı. <br />
<br />
<br />
İslam toplumu olarak, halimiz hiçte iç açıcı değil. Ne olur affet bizleri Rabbim.  Gözlerimizdeki, gönlümüzde ki gaflet perdesini kaldır bizlerden. Yaptığımız hatalarımızı görmemizi sağla bizlerin. Böyle devam ederse, geçmiş kavimlerin uğradığı cezalardan, bizlerde asla kurtulamayacağız.<br />
<br />
<br />
Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Uzay Madenciliği Başlıyor]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7726</link>
			<pubDate>Fri, 27 Apr 2012 12:02:59 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7726</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Amerikalı şirket Planetary Resources, on yıl içerisinde uzaydaki maden kaynaklarını çıkararak, Dünya'ya getirmeyi planladığını açıkladı.<br />
<br />
Hayal gücünü zorlayan bu projeye, Google kurucuları Larry Page ve Eric Schmidt ile Hollywood'un ünlü yönetmeni James Cameron gibi isimler de destek veriyor.<br />
<br />
ABD'nin Seattle kentinde yapılan tanıtımda, şirketin kurucu üyelerinden Peter Diamandis, uzayın doğal kaynaklarla dolu olduğunu, kendilerinin bu kaynakları insanlığın hizmetine sunacaklarını söyledi.<br />
<br />
Diamandis, bunun, tarihin en büyük ticari fırsatlarından biri olduğunu ifade etti.<br />
<br />
Planetary Resources şirketi üç yıl önce Diamandis ve ortağı Eric Anderson tarafından kuruldu. Projeye Google milyarderlerinin yanı sıra Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) astronotlarından Thomas Jones da destek veriyor.<br />
<br />
Eric Anderson da tanıtımda, "Güneş sistemini ticari etki alanımıza sokuyoruz" dedi. Yeni bir endüstrinin oluşacağını kaydeden Anderson, birçok takipçi firmanın kurulacağına inandığını belirtti.<br />
<br />
<br />
<br />
Anderson, asteroidler üzerindeki kaynakların keşfi için ilk makinelerin yapımının sürdüğünü belirtti. Anderson, iki yıl içerisinde, özel bir uzay teleskobunun keşif ve fizibilite çalışmaları için fırlatılmaya hazır olacağını kaydetti. <br />
<br />
Öncü aracın Dünya'nın yakınında, hangi asteroidlerin kaynak çıkarmaya uygun olduğunu tespit edeceğini ifade eden Anderson, daha sonra bu göktaşlarına robotlar yollayacaklarını, bunların da kaynakları çıkartıp Dünya'ya göndereceğini bildirdi.<br />
<br />
Özellikle Dünya'da nadir bulunan platin ve su gibi kaynaklara yoğunlaşmak isteyen şirketin kurucu üyelerinden Anderson, suyun muhtemelen uzaydaki en kıymetli kaynak olduğunu söyledi. <br />
<br />
Sudaki oksijen ve hidrojenin aynı zamanda uzay araçları için en uygun yakıt olduğunu ifade eden Anderson, yakıtın doğrudan uzayda üretilerek, Dünya'dan taşınması zorunluluğunun ortadan kalkması halinde büyük maddi tasarruf sağlanabileceğini söyledi.<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
Anderson, 2020 yılına kadar, uzayda, NASA'nın araçlarının da yakıt ikmali yapabileceği "benzinliklerin" gerçek olabileceğini belirtti.<br />
<br />
Diamandis de bir asteroidde, Dünya'da bugüne kadar çıkarılan platinden çok daha fazlasının bulunabileceğini söyledi. <br />
<br />
Trilyon dolarlık bir iş olabileceğini düşünen şirket ortakları, projenin başarısızlıkla sonuçlanması ihtimalinin de bulunduğunu, ancak hedefe ulaşmaları halinde "çok" para kazanacaklarını belirtti.<br />
<br />
AA<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Amerikalı şirket Planetary Resources, on yıl içerisinde uzaydaki maden kaynaklarını çıkararak, Dünya'ya getirmeyi planladığını açıkladı.<br />
<br />
Hayal gücünü zorlayan bu projeye, Google kurucuları Larry Page ve Eric Schmidt ile Hollywood'un ünlü yönetmeni James Cameron gibi isimler de destek veriyor.<br />
<br />
ABD'nin Seattle kentinde yapılan tanıtımda, şirketin kurucu üyelerinden Peter Diamandis, uzayın doğal kaynaklarla dolu olduğunu, kendilerinin bu kaynakları insanlığın hizmetine sunacaklarını söyledi.<br />
<br />
Diamandis, bunun, tarihin en büyük ticari fırsatlarından biri olduğunu ifade etti.<br />
<br />
Planetary Resources şirketi üç yıl önce Diamandis ve ortağı Eric Anderson tarafından kuruldu. Projeye Google milyarderlerinin yanı sıra Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) astronotlarından Thomas Jones da destek veriyor.<br />
<br />
Eric Anderson da tanıtımda, "Güneş sistemini ticari etki alanımıza sokuyoruz" dedi. Yeni bir endüstrinin oluşacağını kaydeden Anderson, birçok takipçi firmanın kurulacağına inandığını belirtti.<br />
<br />
<br />
<br />
Anderson, asteroidler üzerindeki kaynakların keşfi için ilk makinelerin yapımının sürdüğünü belirtti. Anderson, iki yıl içerisinde, özel bir uzay teleskobunun keşif ve fizibilite çalışmaları için fırlatılmaya hazır olacağını kaydetti. <br />
<br />
Öncü aracın Dünya'nın yakınında, hangi asteroidlerin kaynak çıkarmaya uygun olduğunu tespit edeceğini ifade eden Anderson, daha sonra bu göktaşlarına robotlar yollayacaklarını, bunların da kaynakları çıkartıp Dünya'ya göndereceğini bildirdi.<br />
<br />
Özellikle Dünya'da nadir bulunan platin ve su gibi kaynaklara yoğunlaşmak isteyen şirketin kurucu üyelerinden Anderson, suyun muhtemelen uzaydaki en kıymetli kaynak olduğunu söyledi. <br />
<br />
Sudaki oksijen ve hidrojenin aynı zamanda uzay araçları için en uygun yakıt olduğunu ifade eden Anderson, yakıtın doğrudan uzayda üretilerek, Dünya'dan taşınması zorunluluğunun ortadan kalkması halinde büyük maddi tasarruf sağlanabileceğini söyledi.<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
Anderson, 2020 yılına kadar, uzayda, NASA'nın araçlarının da yakıt ikmali yapabileceği "benzinliklerin" gerçek olabileceğini belirtti.<br />
<br />
Diamandis de bir asteroidde, Dünya'da bugüne kadar çıkarılan platinden çok daha fazlasının bulunabileceğini söyledi. <br />
<br />
Trilyon dolarlık bir iş olabileceğini düşünen şirket ortakları, projenin başarısızlıkla sonuçlanması ihtimalinin de bulunduğunu, ancak hedefe ulaşmaları halinde "çok" para kazanacaklarını belirtti.<br />
<br />
AA<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çiftçi İllallah dedi!]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7725</link>
			<pubDate>Thu, 26 Apr 2012 21:11:26 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7725</guid>
			<description><![CDATA[Tarımsal sulamanın yapıldığı Sakarya Irmağı hattındaki elektrik trafolarında yapılan bakır tel hırsızlığı çiftçileri adeta isyan noktasına getirdi. Kocahacılı Tarımsal Sulama Kooperatifi Başkanı Duran Uçar &#8220;hırsızlardan bıktık&#8221; dedi. Karailyas Köyü Muhtarı Mehmet Bol ise &#8220;trafo kabloları çalınıyor, çiftçilik yapamıyoruz. Yeni kablolar takmakla başa çıkamıyoruz&#8221; diye şikayet etti.<br />
Sakarya Nehri, Porsuk Çayı ve Ankara Çayı&#8217;nın Polatlı bölgesinde son zamanlarda meydana gelen trafolardaki bakır kablo hırsızları çiftçileri isyan noktasına getirdi. Son aylarda onlarca hırsızlık olayının meydana geldiğini söyleyen çiftçiler &#8220;birileri buna son versin, caydırıcı önlemler alınsın&#8221; dediler. Kocahacılı Köyü Tarımsal Sulama Kooperatifi Başkanı Duran Uçar, 2009 yılında ve geçtiğimiz oy olmak üzere trafo merkezinde iki kez hırsızlık yapıldığını söyledi. Kabloları yenilediklerini ve her seferinde 60 bin lira dolayında zarara uğradıklarını söyleyen Duran Uçar, &#8220;son zamanlarda bölgemizde belki ellinin üzerinde hırsızlık olayı yaşandı. Tarlalarımızı suladığımız motorların, trafoların bakır kablolarını çalıyorlar. Başa çıkamıyoruz. Yakalanan hırsızlar da yeterli cezayı almıyorlar. Hırsızlar çalmakla kalmıyor, bazı trafoları da ateşe veriyorlar. Arazi geniş olduğu için kaçma şansları yüksek&#8221; diye konuştu.<br />
BALIK AVLAMAYA GELİP KEŞİF YAPIYORLAR<br />
Çiftçiler, Sakarya Nehri&#8217;ne balık avlamaya gelen çok sayıda vatandaş olduğunu söylediler. Bunlardan bazılarının gündüz keşif yapıp gece de hırsızlık yaptığını düşünen köylüler, &#8220;belki biz de hırsızları görüyoruz. Ama niye balık avlıyorsun diyemiyoruz. Neticede insanların Sakarya&#8217;ya balık avlamaya gelmelerine bir mani yok&#8221; dediler. Kocahacılı Kooperatifi&#8217;nden tarımsal sulama yapan bir çok köyün bulunduğu belirtiliyor. On bin dönümün üzerindeki bir alanın sulandığını söyleyen kooperatif başkanı, &#8220;kablolar çalındığında sulama yapamıyoruz, yenilemek zaman alıyor ve ürünlerimiz de zarar görüyor&#8221; dedi.<br />
SAKARYA HATTINDA HIRSIZLIK BİTMİYOR<br />
Yenice köyü sakinleri önceki gece şüpheli bir araç gördüklerini ve peşlerine düştüklerini jandarmaya da haber verdiklerini söyledi. Ancak olası herhangi bir iz bulamadıklarını kaydettiler. Aynı güzergahta yer alan Karailyas köyünde de bazı trafolarda kablolar çalındıktan sonra ateşe verilmiş. Sakarya Nehri kenarında tabloları çalınan trafoları gösteren köy muhtarı Mehmet Bol &#8220;bu bölgede onlarca trafo var. Ayrıca bazı çiftçilerimizin bireysel olarak tarla suladıkları motopomplar var. Bunların hepsinin kabloları çalınıyor. Çalmakla kalmıyorlar trafoları ateşe veriyorlar. Bizim köyümüzün son zamanlardaki hırsızlıklardan dolayı en az 70 bin liralık maddi kaybı var&#8221; dedi. Muhtar Bol, onlarca hırsızları yakalamanın güç olduğunu ancak yakalansa bile yeterli cezai müeyyide uygulanmadığından dert yandı. Bol, &#8220;bir gün köyümüzden birilerinin başı belaya girecek diye korkuyoruz, çünkü hırsızlar silahlı olabilir&#8221; dedi.<br />
GECE NÖBET TUTUYORLAR<br />
Öte yandan hırsızlık olaylarına karşı önlem almaya çalışan çiftçiler, tarlalarının başında nöbet tutuyorlar. Trafolardaki kabloların çalınma endişesinden dolayı gece evlerine gidemediklerini söyleyen çiftçiler, &#8220;şüpheli bir araç bir hareket gördüğümüz jandarmaya haber veriyoruz. Nöbet tutmaktan başka çaremiz yok. Bazı arkadaşlarımız da gece belirli aralıklarla ellerinde silahlarıyla Sakarya nehri hattı boyunca geziyorlar&#8221; dediler.<br />
<br />
http://www.polatlipostasi.com/index.php?...=1:guendem]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tarımsal sulamanın yapıldığı Sakarya Irmağı hattındaki elektrik trafolarında yapılan bakır tel hırsızlığı çiftçileri adeta isyan noktasına getirdi. Kocahacılı Tarımsal Sulama Kooperatifi Başkanı Duran Uçar &#8220;hırsızlardan bıktık&#8221; dedi. Karailyas Köyü Muhtarı Mehmet Bol ise &#8220;trafo kabloları çalınıyor, çiftçilik yapamıyoruz. Yeni kablolar takmakla başa çıkamıyoruz&#8221; diye şikayet etti.<br />
Sakarya Nehri, Porsuk Çayı ve Ankara Çayı&#8217;nın Polatlı bölgesinde son zamanlarda meydana gelen trafolardaki bakır kablo hırsızları çiftçileri isyan noktasına getirdi. Son aylarda onlarca hırsızlık olayının meydana geldiğini söyleyen çiftçiler &#8220;birileri buna son versin, caydırıcı önlemler alınsın&#8221; dediler. Kocahacılı Köyü Tarımsal Sulama Kooperatifi Başkanı Duran Uçar, 2009 yılında ve geçtiğimiz oy olmak üzere trafo merkezinde iki kez hırsızlık yapıldığını söyledi. Kabloları yenilediklerini ve her seferinde 60 bin lira dolayında zarara uğradıklarını söyleyen Duran Uçar, &#8220;son zamanlarda bölgemizde belki ellinin üzerinde hırsızlık olayı yaşandı. Tarlalarımızı suladığımız motorların, trafoların bakır kablolarını çalıyorlar. Başa çıkamıyoruz. Yakalanan hırsızlar da yeterli cezayı almıyorlar. Hırsızlar çalmakla kalmıyor, bazı trafoları da ateşe veriyorlar. Arazi geniş olduğu için kaçma şansları yüksek&#8221; diye konuştu.<br />
BALIK AVLAMAYA GELİP KEŞİF YAPIYORLAR<br />
Çiftçiler, Sakarya Nehri&#8217;ne balık avlamaya gelen çok sayıda vatandaş olduğunu söylediler. Bunlardan bazılarının gündüz keşif yapıp gece de hırsızlık yaptığını düşünen köylüler, &#8220;belki biz de hırsızları görüyoruz. Ama niye balık avlıyorsun diyemiyoruz. Neticede insanların Sakarya&#8217;ya balık avlamaya gelmelerine bir mani yok&#8221; dediler. Kocahacılı Kooperatifi&#8217;nden tarımsal sulama yapan bir çok köyün bulunduğu belirtiliyor. On bin dönümün üzerindeki bir alanın sulandığını söyleyen kooperatif başkanı, &#8220;kablolar çalındığında sulama yapamıyoruz, yenilemek zaman alıyor ve ürünlerimiz de zarar görüyor&#8221; dedi.<br />
SAKARYA HATTINDA HIRSIZLIK BİTMİYOR<br />
Yenice köyü sakinleri önceki gece şüpheli bir araç gördüklerini ve peşlerine düştüklerini jandarmaya da haber verdiklerini söyledi. Ancak olası herhangi bir iz bulamadıklarını kaydettiler. Aynı güzergahta yer alan Karailyas köyünde de bazı trafolarda kablolar çalındıktan sonra ateşe verilmiş. Sakarya Nehri kenarında tabloları çalınan trafoları gösteren köy muhtarı Mehmet Bol &#8220;bu bölgede onlarca trafo var. Ayrıca bazı çiftçilerimizin bireysel olarak tarla suladıkları motopomplar var. Bunların hepsinin kabloları çalınıyor. Çalmakla kalmıyorlar trafoları ateşe veriyorlar. Bizim köyümüzün son zamanlardaki hırsızlıklardan dolayı en az 70 bin liralık maddi kaybı var&#8221; dedi. Muhtar Bol, onlarca hırsızları yakalamanın güç olduğunu ancak yakalansa bile yeterli cezai müeyyide uygulanmadığından dert yandı. Bol, &#8220;bir gün köyümüzden birilerinin başı belaya girecek diye korkuyoruz, çünkü hırsızlar silahlı olabilir&#8221; dedi.<br />
GECE NÖBET TUTUYORLAR<br />
Öte yandan hırsızlık olaylarına karşı önlem almaya çalışan çiftçiler, tarlalarının başında nöbet tutuyorlar. Trafolardaki kabloların çalınma endişesinden dolayı gece evlerine gidemediklerini söyleyen çiftçiler, &#8220;şüpheli bir araç bir hareket gördüğümüz jandarmaya haber veriyoruz. Nöbet tutmaktan başka çaremiz yok. Bazı arkadaşlarımız da gece belirli aralıklarla ellerinde silahlarıyla Sakarya nehri hattı boyunca geziyorlar&#8221; dediler.<br />
<br />
http://www.polatlipostasi.com/index.php?...=1:guendem]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Polatlı'da Panelvan Devrildi: 2 Ölü, 1 Yaralı]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7724</link>
			<pubDate>Thu, 26 Apr 2012 21:03:02 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7724</guid>
			<description><![CDATA[Ankara'nın Polatlı ilçesinde meydana gelen trafik kazasında lastiği patlayan araba takla attı. Kazada 2 kişi hayatını kaybederken, bir kişi de ağır yaralandı.<br />
<br />
Kaza, Polatlı-Yunak karayolunun 15'inci kilometresinde meydana geldi. Karahamzalı köyünden Polatlı'daki Perşembe Pazarı'na süt satmaya giden Mehmet Özkara (50) yönetimindeki 06 PRN 38 plakalı aracın seyir halindeyken lastiği patladı. Lastiğin patlaması ile direksiyon hakimiyetini kaybeden Özkara, önce yol kenarındaki işaret levhasına çarptı. Daha sonra takla atarak tarlaya uçtu. Kazada, Mustafa Özkara ile gelini Hatice Özkara (50) olay yerinde yaşamını yitirirken, sürücü Mehmet Özkara ağır yaralandı. Özkara Duatepe Devlet hastanesinde tedavi altına alındı.<br />
<br />
İlçe jandarma ekiplerinin olay yerinde yaptığı incelemenin ardından, Mustafa Özkara ile Hatice Özkara'nın naaşı Duatepe Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ankara'nın Polatlı ilçesinde meydana gelen trafik kazasında lastiği patlayan araba takla attı. Kazada 2 kişi hayatını kaybederken, bir kişi de ağır yaralandı.<br />
<br />
Kaza, Polatlı-Yunak karayolunun 15'inci kilometresinde meydana geldi. Karahamzalı köyünden Polatlı'daki Perşembe Pazarı'na süt satmaya giden Mehmet Özkara (50) yönetimindeki 06 PRN 38 plakalı aracın seyir halindeyken lastiği patladı. Lastiğin patlaması ile direksiyon hakimiyetini kaybeden Özkara, önce yol kenarındaki işaret levhasına çarptı. Daha sonra takla atarak tarlaya uçtu. Kazada, Mustafa Özkara ile gelini Hatice Özkara (50) olay yerinde yaşamını yitirirken, sürücü Mehmet Özkara ağır yaralandı. Özkara Duatepe Devlet hastanesinde tedavi altına alındı.<br />
<br />
İlçe jandarma ekiplerinin olay yerinde yaptığı incelemenin ardından, Mustafa Özkara ile Hatice Özkara'nın naaşı Duatepe Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Polatlı Belediyesi'nden Vatandaşa Konya Gezisi]]></title>
			<link>http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7723</link>
			<pubDate>Wed, 25 Apr 2012 22:09:42 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.polatlim.com/forum/showthread.php?tid=7723</guid>
			<description><![CDATA[Ankara'nın Polatlı Belediyesi, Yüksek Hızlı Tren<br />
<br />
(YHT) ile vatandaşlar için Konya'ya gezi düzenledi.<br />
<br />
Polatlı Belediye Başkan Vekili Şaban Yılmaz, TCDD ile belediye arasındaki yapılan işbirliği çerçevesinde YHT ile Konya'ya tura giden vatandaşları uğurladı.<br />
<br />
Yılmaz, gezi hakkında bilgi vererek, belediye olarak bugünden itibaren 24 Haziran tarihine arasında Konya'ya kültür gezisi düzenlediklerini söyledi.<br />
<br />
Konya-ya hareket eden vatandaşların, Selçuk Belediyesi'nin rehberler eşliğinde tahsis ettiği araçlar ile Mevlana Müzesi, Mevlana Türbesi, Alaaddin Tepesi, Sille, Karatay Medresesi gibi tarihi, turistik, kültürel yerleri gezeceklerini söyleyen Yılmaz, "Polatlı Belediyesi 2 ay süresince vatandaşlarımızı YHT ile Konya'ya götürerek tarihi turistik, kültürel yerlerin tanıtımını gerçekleştirecek. Ankara-Konya sabah 10.20 treniyle Konya-ya hareket edilecek, akşam 20: 30 treniyle de tekrar ilçeye dönülecek. Gezide ulaşım Polatlı belediyesini, iaşe ise yolculara ait olacak" dedi. <br />
<br />
http://www.sondakika.com/haber-polatli-b...i-3564633/]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ankara'nın Polatlı Belediyesi, Yüksek Hızlı Tren<br />
<br />
(YHT) ile vatandaşlar için Konya'ya gezi düzenledi.<br />
<br />
Polatlı Belediye Başkan Vekili Şaban Yılmaz, TCDD ile belediye arasındaki yapılan işbirliği çerçevesinde YHT ile Konya'ya tura giden vatandaşları uğurladı.<br />
<br />
Yılmaz, gezi hakkında bilgi vererek, belediye olarak bugünden itibaren 24 Haziran tarihine arasında Konya'ya kültür gezisi düzenlediklerini söyledi.<br />
<br />
Konya-ya hareket eden vatandaşların, Selçuk Belediyesi'nin rehberler eşliğinde tahsis ettiği araçlar ile Mevlana Müzesi, Mevlana Türbesi, Alaaddin Tepesi, Sille, Karatay Medresesi gibi tarihi, turistik, kültürel yerleri gezeceklerini söyleyen Yılmaz, "Polatlı Belediyesi 2 ay süresince vatandaşlarımızı YHT ile Konya'ya götürerek tarihi turistik, kültürel yerlerin tanıtımını gerçekleştirecek. Ankara-Konya sabah 10.20 treniyle Konya-ya hareket edilecek, akşam 20: 30 treniyle de tekrar ilçeye dönülecek. Gezide ulaşım Polatlı belediyesini, iaşe ise yolculara ait olacak" dedi. <br />
<br />
http://www.sondakika.com/haber-polatli-b...i-3564633/]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>
